

Elinizden geleni ardınıza koymayın! Bu arslan sağlam ya da yaralı; herkese ve her şeye rağmen kükremeye devam edecek....
Yalnız büyük bir eksiği vardı Şenol Güneş'in. Karizması yoktu. (!) Ne zaman farkettik olmadığını? Kura sonucu falan değil de bileğimizin hakkıyla katıldığımız 2002 dünya kupası maçlarında. Bir baktık ki, adam atılan gollere aynı biz gibi seviniyor. Yerinden fırlıyor, ellerini yumruk yapıp havaya kaldırıyor, çalışma arkadaşlarına sarılıyor. En önemlisi saçlarını hiç havalı taramıyordu. Dünya ve Avrupa kupalarının gediklisi (!) milli takımımızın başındaki insanın hiç yapacağı şey miydi bu? Karizmasız teknik direktör istemiyorduk milli takımda, okları gene yönelttik tam hedefe doğru. Katıldığımız bir şampiyonadan sonra diğerine katılmayı pek sevmediğimiz (!) için Avrupa şampiyonasına katılamayınca Güneş'in de ipini çektik.
Bir anadolu takımı olan Gençlerbirliği'ne Avrupada çeyrek final oynatan tek adamı getirdik milli takımın başına. O Gençlerbirliği, o sezon UEFA kupasını alan Valencia'ya yenildi. Avrupa Şampiyonu olan Valencia'yı yenebilen tek takımdı Gençlerbirliği.
Neyse, getirdik milli takımın başına ama Ersun Hoca'nın laptobu vardı. Bizim millet sonu "top"lu biten her şeye karşıydı. Bu yüzden, her kötü sonuçta laptobuna virüs girdi dedik, sistem "error" (hata) verdi dedik, Ersun Hoca'nın bilgisayarı çöktü dedik, yazılım güncellenmedi dedik vs. dalga üstüne dalga geçtik. Karizmasına laf söylemeye sıra gelmeden onu da gönderdik.
Şimdi Hiddink geldi. Hiddink, bazı teknik adamlar gibi kafasındaki sistemi gittiği her takıma uygulayan biri değil aksine, elindeki malzemeden en iyi hangi sistem çıkıyorsa onu uygulamaya çalışan bir teknik adam. Avustralya'ya 5-3-2 gibi pek görmeye alışık olmadığımız sistem uygulayarak dünya kupasında 2. tura çıkardı. 3 farklı ülke ile dünya kupasında 2. tur gören ender teknik adamlardan biri ama bunlar bizim için kıstas değil. Bizim için önemli olan (!) Guus Hiddink'in karizması var mı?
Geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği'ni son dakikalarda bulduğu gollerle mağlup eden Beşiktaş, bu hafta Gaziantepspor'a konuk oluyor. Mustafa Denizli, ameliyatının ardından takıma geri döndü.
Ligin orta sıralarına demir atan Gaziantep, aslında kaliteli bir kadroya sahip. Ancak, kendilerinden bekleneni hala veremediler. Hafta içinde takımla pek idman yapamayan Bobo ve Holosko bu maçın kadrosuna alındılar. Beşiktaş, son hafta bol gollü bir galibiyet alsa da, gol yollarında sıkıntı yaşayan bir ekip. Gaziantep deplasmanları her zaman zorlu olmuştur. Bu yüzden ev sahibi ekip bu karşılaşmadan puan ya da puanlarla ayrılacaktır.
Haftanın en zevkli geçmesi beklenen maçı pazartesi günü oynanacak. Şenol Güneş'in takımın başına geçmesiyle başarılı sonuçlar alan Trabzonspor, zorlu Bursaspor ile karşılaşacak. Hafta içinde Fenerbahçe'ye son dakika golüyle elenen Bursaspor'da moraller bozuk ve hakemlere tepki büyük. Ertuğrul Sağlam yönetiminde istikrarlı sonuçlar alan Bursaspor, sahasında başarılı sonuçlara imza atan bir ekip. Bursaspor'da son maçta sakatlanan Sercan'ın oynama ihtimali düşük. Kendisine hedef olarak Türkiye Kupası'nı koyan Trabzonspor'da moraller üst düzeyde. Kıran kırana mücadelenin geçmesi beklenen müsabakada beraberlik kimseyi şaşırtmamalı.
Ligde oynanacak diğer maçlarda Gençlerbirliği, Kasımpaşa'yı; İstanbul BB, Ankaragücü'nü; Denizlispor, Kayserispor'u; Diyarbakırspor, Sivasspor'u ağırlarken; Antalyaspor da Eskişehirspor'u konuk edecek.